Menü
 Ana Menü
araclar.jpg Ana Sayfa
Office.png Araçlar
virus.jpg Antivirüs
driver.jpg Driver
ObjectDock.png Grafik
Internet Explorer.png Internet
msn.jpg Msn
masaustu.png Masaüstü
mirc.jpg Mirc
grafik.jpg Sohbet
oyun.jpg Oyunlar
video.jpg Video-Ses
Internet Explorer 1.png Web Araçları
Msn Messenger
       Web Messenger
       Msn Adresleri
       Msn Nick
       Multi Msn
       Msn Plus(Türkçe)
       Msn Discovery
       Msn Smiley
       Msn Bomberman
       Msn Current Playing
       Msn Universal Patcher

Biyografi Tanıtımına Hoşgeldiniz
 
Biyografi başlıklarında ara  |  Tanıtımlarda ara
[ A |  B |  C |  D |  E |  F |  G |  H |  I |  J |  K |  L |  M |  N ]
[ O |  P |  Q |  R |  S |  T |  U |  V |  W |  X |  Y |  Z ]


[ Biyografi Tanıtımı Ana Sayfa ] [ Tüm Biyografiler ] [ Biyografi Ekle ] [ Rastgele Biyografi ]
Albert Einstein


 Albert Einstein , (14 Mart 1879 - 18 Nisan 1955)
Princeton üniversitesi firestone kütüphanesi eski
kuratörlerinden johanna fantova, einstein’a hayatının
 son yıllarında onunla bir gönül ilişkisi yaşamıştı.
fantova’nın einstein’ın hayatının detaylarını aktardığı
 62 sayfa, kütüphane görevlileri tarafından şubat
ayında tozlu raflara saklanmış olarak bulundu.
almanca kaleme alınan günlükte fantova, yaşamının
son demlerini yaşayan einstein’ın kendisine yazdığı
 aşk şiirlerini, hastalığına karşı gösterdiği tepkileri,
ölüme ve hayata dair duygularını ve bilimsel
tefekkürlerini kağıda aktardı. eintein 1955’te 76 yaşında,
fantova ise 1980’de 80 yaşında ölmüştü.
einstein’ın el yazmalarını yayımlayan princeton
üniversitesi eski editörlerinden alice calaprice, günlüğün einstein’a yakın bir kimse
 tarafından yazılmış tek ve en mahrem belge olduğunu, dahinin günlük yaşamına ait
detayları taşıdığını belirtti. fantova’nın günlüğü gelecek ay kütüphanenin dergisi
 the princeton university library journal’da yayımlanacak.

şans eseri keşfedildi
einstein ile fantova arasındaki gönül ilişkisi princeton çevrelerinde biliniyordu.
bilim adamının kaleme aldığı tüm yazıları toplamaya çalışan editörler, fantova’nın
kütüphanedeki özel dolabını açarak, eintein’ın kendisine yazmış olduğu aşk
mektuplarını araştırırken, günlüğe rastladılar. fantova’nın resmettiği einstein,
 bilim kitaplarının aksine oldukça olağan, hatta kusurlu bir kişilik olarak göze
çarpıyor. günlükteki ilginç satırlardan biri de einstein’ın kendini ziyarete gelenlere
sürekli ağrıyan kemiklerinden yana dert yanması.

einstein ile fantova sık sık yazlık evlerini bulunduğu caputh'da yelkenliyle gezerlerdi.

ağrilarindan şikayetçi einstein
princeton üniversitesi matematik profesörlerinden ve günlüğü ilk okuyanlardan
dr. freeman dyson, günlük sayfalarındanki einstein’ın bilindik ikna gücünden uzak,
 yaşlılığın üzerinde yarattığı yıkım ve katlanmaz acılardan müsdarip yaşlı bir kimse
 olarak okucuyu şaşırttığını söyledi. kendini zinde hissetmediğinden sürekli olarak
 yakınan yaşlı eintein, unutkanlıktan ve kapısını aşındıran misafirlerinden de şikayet
 ediyor. dyson’un okuduğuna göre, günlük çoğu zaman kendinden fotoğraf isteyen
 misafirlerini yatakta hasta olduğunu söyleyerek geri çevirdiğini yazıyor.

“nazi” heisenberg
einstein’ın bilinen unutkanlığı ve kendi içine kapanık imajının tersine, fantova
sevgilisi albert’i politikaya ve günlük olaylara meraklı bir kişilik olarak sunuyor.
kuantum mekaniği'nin kuramcısı werner heisenberg.
fantova, einstein’ın kendisine haberleri izlemesi yönünde baskı yaptığını hatırlıyor.
 günlük, kuantum mekaniğinin kuramcısı werner heisenberg için einstein’ın, ikinci
dünya savaşı’nda atom bombasına verdiği bilimsel destekten ötürü, “koca nazi” diye
bahsettiğini yazıyor.

fantova ayrıca, einstein’ın soğuk savaş döneminde nükleer silahlanma yarışından
ciddi olarak çekindiğini ve abd’de 50’li yıllarda başgösteren kömünist düşmanlığını da
endişe ile izlediğini dile getiriyor. günlük, einstein’ın komünistleri vatan haini ilan
ederek, sicil tutulmasını isteyen senatör mccarthy’yi fransız devrimi’ndeki başıboş
eleşbaşlarına benzeterek, “kim kimi önce asarsa kazanır yaraşına girdik” sözünü not
düşüyor.

fişlenme korkusu
son yıllarında einstein’ı endişelendinen konulardan biri de yakın dostu ve abd’nin
atom bombasının mimarı robert oppenheimer’in akıbetiydi, zira oppenheimer
herkesçe bilinen solcu politik tavrından dolayı sürekli saldırılara uğruyordu. Benzer
 bir şekilde de, einstein sovyetler birliği tarafından kendisine verilen bir barış ödülünü,
 “bana bolşevik derler” korkusuyla reddetmişti.

nazi almanyasi’ndan kaçiş
1919 yılında ingiliz astronomlar bir tutulma sırasında, uzaktaki yıldızların ışıklarının
 güneş tarafından büküldüğünü gözlemlediğinde, ışığın bükülmesini öngören ve
maddelerarası çekimin uzay-zamanı büktüğünü iddia eden einstein’ın izafiyet teorisi
doğrulanmış oldu. bilinen diğer tüm teoriler çöpe atılmış ve dünya tersine dönmüştü.
1933’te naziler almanya’da iktidarı ele geçirince, yahudi profesörleri üniversiteden
emekli edilmişti, einstein belki de bir yahudi olarak başına gelecekleri önceden
sezmiş gibi, karısı elsa, kızı margot ve sekreteri helen dukas ile birlikte abd’de
kendisine yeni kurulmuş olan institute for advanced study’de iş öneren Princeton
üniversitesi’nin yolunu tuttu.
1936 yılında ölen elsa, einstein’ın hayatındaki tek kadın değildi.

abd’de kurulan yeni yaşamlar
çek cumhuriyeti’nde 1901’de johanna bobasch olarak dünyaya gelen fantova ile
einstein, ilk olarak 1929 yılında berlin’de tanışırlar. fantova’nın yeteneklerine
güvenen einstein, ona binlerce sayfayı bulan el yazmalarını düzenleme görevini
verecektir.
einstein’ın ardından johanna fantova da 1939 yılında nazi işgalindeki prag’tan
abd’ye göçer ve einstein’ın
kapısını çalar. einstein’ın tavsiyesiyle university of north carolina’da kütüphanecilik
okur, daha sonra da princeton üniversitesi firestone kütüphanesi’nde harita kuratörü
olarak işe başlar.
nostaljik birliktelik 70’lerindeki einstein ile 50’lerindeki fantova arasındaki gönül
ilişkisinin başlangıcı 1940’lı yılların sonlarına rastlar.









einstein'ın 1948 karsh imzalı fotoğrafı.
ortak dostları ve einstein’ın yemek sofrasının değişmez ziyaretçilerinden
 gillett g. griffin bu ilişkiyi, “abd’de kendini hiç bir zaman evinde hissetmeyen
ve sürekli savaş öncesi almanya’yı özleyen einstein için fantova, avrupa’dan,
eski kıtadan değerli bir parça gibiydi” şeklinde özetliyor. gerçekten de, Princeton
 çevrelerinde fantova’nın sevgilisine her gece alman yazar goethe’den parçalar
okuması einstein’ın çok hoşuna gittiği bilinirdi.

‘beynimin çati kati’
1955 yılında einstein’ın ölümünden sonra fantova, einstein’ın mektup ve
şiirlerini griffin’e verdi, griffin ise bu değerli eserleri kütüphaneye bağışladı.
1996 yılına kadar kapalı kalan mektuplar, eistein’ın el yazmalarının telif haklarını
 elinde bulunduran ibrani üniversitesi’nin de izniyle araştırmacılara açıldı.
bu mektup külliyatı içinde eintein’ın cilveli ve şakacı tonuyla kaleme aldığı
fantova’ya adanmış aşk şiirleri de bulunuyor.
uzun sessizliğin yordu beni.

bu şiir, sana olan duygularımın beynimin çatı katında sapasağlam oturduğunu
 göstermek için,einstein yakın dostu griffin’e, sevgilisi fantova’nın karamsar
bir yapıya sahip olduğunu ve bu nedenle ona neşelendirici şiirler yazdığını
aktarmıştı. ne einstein ne de fantova’nın herhangi bir arkadaşı, fantova’nın
eintein ile ilişkisini günlüğüne aktardığını bilmiyordu. fantova önceleri günlük
 tutma fikrinin kendisine garip geldiğini, fakat daha sonra eintein’ın bilim ve
düşün dünyasındaki konumunu göz önüne alarak, dahinin ağzından çıkan
her sözü not etmeye başladı. her ne kadar fantova eintein’ın insancıl yönüne
vurgu yapmak istemiş olsa da, şimdilerde açılan mektuplar dünyanın en büyük
bilim adamlarından birinin psikolojisini anlamak için kullanılacak.

"unutuldum"
einstein teorilerinin bilim dünyasında artık demode ilan edildiğinden yana sitem
duyuyordu. 1950’lerde fizik dünyasındaki eğilim einstein’ın izafiyet teorisi’nden
nükleer fiziğe yönelmişti. günlükteki einstein meslektaşlarını, “atomları bölerek
bombalar üreten ve üstüste yeni altparçacıklar keşfederek bilimsel başarı arayan,
kuantum mekaniği’nin sonu öngörülemeyen yollarında kendilerini kaybetmiş
insanlar” olarak görüyordu. günlük satırlarında fantova’nın notuyla
“ben tamamiyle yalnız kaldım” diyen einstein, çalışmalarının çağdaş bilim
adamları tarafından ciddiye alınmadığından şikayetçidir: “matematikçilere
sorarsan, benim için fizikçi derler, fizikçilere sorarsan matematikçi derler”.




Eklenme Tarihi : 2007-05-04
Gönderen : Sohbet
Hit : 2517
[ Geri Dön ]  [  Arkadaşıma Gönder ]  [  Yazdır ]
Copyright © Program
güzel nickler rüya tabiri bilgisayar güncel haber konveyör sistemleri kilit yedek parça
sanal beyin
Web 2.0 PHPNuke Theme Design By Can webalemi.org
PHP-Nuke Copyright © 2004 by Francisco Burzi. This is free software, and you may redistribute it under the GPL. PHP-Nuke comes with absolutely no warranty, for details, see the license.
eXTReMe Tracker